Afyonkarahisar Pedagoji Merkezi’nde görev yapan Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Tuba Çavaş, son dönemde ülkede yaşanan çalkantılı süreçlerin bireyler üzerinde yoğun duygusal etkiler yarattığını belirtti. Herkesin her gün yeni bir güne uyandığını ancak bu günlerin herkes için aynı duygularla geçmediğini ifade eden Çavaş, ruh sağlığı uzmanı olarak bu yoğun duyguların kontrol altına alınmaması halinde depresyon, takıntılı düşünceler ve tükenmişlik gibi sorunlara yol açabileceğini vurguladı.
Kendi mutsuzluk ve kaygı deneyimlerinden yola çıkarak bireylerin düşünce ve davranış örüntülerini ele alan Çavaş, bu konuyu psikoloji bilimiyle birlikte vatan sevgisi ve hür yaşama bağlılık gibi değerler üzerinden değerlendirdi. Mutlak doğrular ile kişisel doğrular arasındaki çatışmanın bireylerde ruhsal gerilim yarattığını belirten Çavaş, bu durumlarda beynin amigdala bölgesinin “savaş ya da kaç” tepkisi verdiğini açıkladı. Umutsuzluğa kapılıp kaçmak yerine umutla mücadele etmeyi tercih etmenin önemine değinen uzman, bu süreçte bireylerin öncelikle kendilerini tanıyarak değerlerini ve isteklerini gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti.
Çavaş, bireysel iyilik halinin toplumsal iyiliğe katkı sağlayacağını belirterek, “Bireysel düzlemde kendine iyi gelen ortamlar ve kişilerle vakit geçirmek, hobilerle uğraşmak veya toplumsal yapılanmalara katılmak gibi adımlar atılabilir,” dedi. Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımına atıfta bulunarak, bazen zorla da olsa harekete geçmenin duygu ve düşüncelerde olumlu değişimlere yol açabileceğini vurguladı.
“Ben insanın özünde iyi doğduğuna inanan biriyim ve toplumumuzdan, insanlığımızdan umutluyum,” diyen Çavaş, yazısını Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “İnsanlar umut ettikleri sürece yaşarlar” ve “Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur” sözleriyle noktaladı. Toplumsal iyilik için bireysel çabanın önemine dikkat çeken uzman, umudun ve harekete geçmenin gücüne olan inancını bir kez daha dile getirdi.

